İlk kez Londra’da master yapan bir arkadaşımdan duyduğum meslek. Kendisi, hem okuyup hem de part-time olarak gölge müşterilik (mystery shopper) yaptığını söylemişti. Restoranlara gidip, mekanın temizliğini, müziği, hizmetin kalitesini, garsonların davranışlarını çaktırmadan inceliyor; daha sonra raporlayarak bağlı bulunduğu şirkete gönderiyordu. Ve bundan ek bir harçlık elde ediyordu. Türkiye’de de bazı restoranların ve alışveriş merkezlerinin bu şekilde denetlendiğini görüyoruz.

Daha iyiye ulaşmak için hizmetin kurumdan müşteriye birebir sağlanması ve daha sonra geribildirim yoluyla danışman firmaya raporlanması şeklinde bir sistem ortaya çıkıyor. Böylece müşteri ve satış görevlisi birebir iletişim kuruyor, tavır ve davranışları ilk kişiden yani gerçek müşteriden denetlenebiliyor. Bu çok zekice düşünülmüş bir yöntem.
Türkiye’de henüz çok yaygın olmasa da, bazı büyük mağazalar ve alışveriş merkezleri bu yöntemle çalışanlarını denetleyebiliyor.
Bunun için aracı danışmanlık şirketleri mevcut. Bu şirketler de bir şekilde gönüllü gölge müşterilere ulaşıyor ve daha iyi hizmet için müşteriyi aktif role çağırıyor. Ancak Türkiye’de gölge müşterilere çok az bir ücret veriliyor. Neredeyse şaka denecek bir miktar (20 YTL). Orada harcadığınla kazandığın başa baş geliyor. Ama değişik bir deneyim gerçekten. Denedim gördüm.
Eğlenceli oluyor. Üstelik mağazalar için de ayrıca iyi bir pazarlama stratejisi bence. İster “Ajan Müşteri”, ister “Casus Müşteri” ya da “Gizli Müşteri” deyin; bu, müşteri potansiyelini arttırıp, mevcut portföyünü genişletmek için de iyi bir fırsat. Sonuçta her defasında gölge müşterinin alışveriş yapacağı kesin!

0 yorum:
Yorum Gönder